26 May 2016
Kendi adıma söyleyecek hiçbir şey kalmadı dostlar. Hala aynı noktada durmaktayım. Biliyorum sıkıldınız. Ama bu yazının sonuna kadar sabrederseniz işkence bitecek. Emin değilim ancak bu yazı son yazım. Zavallı blogum bile başarısızlığımı simgeliyor sanki. Bir haftadır saçma sapan bir sürü tema denedim olmadı. Hep bir gömlek fazla geldi üzerime. Yakışmadı. Her defasında daha iyisini denemek iç...
devamını oku20 May 2016
Yaklaşık 1 saat önce başlamış sınavıma bilerek,isteyerek,tamamen kendi kararımla gitmedim.11'de olanına da evimin kampüse uzak olduğundan yetişemediğim bahanesini öne sürmeyi düşünüyorum.Bu umursamazlık hali bana son yazımdan sonra geldi.Verdiğim upuzun arada başıma neler geldi neler.Otur karşıma da anlatayım.Dilersen birde kahve yap.ancak katlanırsın. Bir yazımda bahsetmiştim bazen sırlar...
devamını oku7 May 2016
"Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın TBMM Başkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Sayın İçişleri Bakanımıza, Sayın Milli Savunma Bakanımıza, Sayın Genelkurmay Başkanımıza ve Yüce Türk Milletine Açık Çağrı;
Evlerimize roketler düşüyor. Üzerimize şarapnel yağıyor. Evimizde öldürülüyoruz, Sokakta öldürülüyoruz.Biz, haberlerde alt yazı, iki haber arasında bir kare değiliz ! magazin programlarının arasına sıkıştırılmayı kabul etmiyoruz.Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Can güvenliği istiyoruz. Yaralarımız sarılsın istiyoruz. Devletimize bağlıyız. Devletimizin korumasını ve şafkatini istiyoruz.Sesimizi duyun. Sesimize ses verin. Unutmadığınızı, çaba harcadığınızı biliyoruz.Ama acele edin. Ölüyoruz...Kilis Saldırı altında. Vatan saldırı altında "
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."
Hz.Muhammed (s.a.v)
#KILISESESVER-MELODRAM
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."
Hz.Muhammed (s.a.v)
Roket ve Mermilerin Düştüğü Kilis’i Kilis’te Yaşayanlardan Dinleyin - ODUN HERİF
Bugün okuduğum haberlerden birinin başlığı şöyleydi. "Roketlerin hedefi olan Kilis’te ölüm sessizliği".Hergün roketlerin isabet ettiği Kilis sakinlerinin birçoğunun çevre illere veya akrabalarına taşınmasıyla kent sessizliğe büründü.Geriye kalanlar korkuyla neredeyse hiç dışarı çıkmadan yaşıyorlar. Son 3 gündür GSM ve internete ulaşamıyorlar. Bunun üstüne geçen haftaki Cuma namazında IŞİD imaml...
devamını oku3 May 2016
2 May 2016
1-Blogla tanışmam nasıl oldu?
O yıl dershaneye başlamıştım. Sosyal hayatım aktifti ama ben yine kendimi yalnız hissediyordum.Kitaplarla çok haşır neşirdim.Yazı yazmaya da merakım olunca kendimi burada buldum.Açıkçası ilk zamanlar sadece çekilişlere katılıyordum. Sonra sorunlar yaşadıkça buraya yazmaya başladım.
Ben hemen hemen herkesi dinlerim.Öylesine de değil üstelik.Ancak farkettim ki çoğu insan beni ya dinlemiyor ya öylesine dinliyor.Sonrasında kendi sıkıntılarını yeniden anlatmaya başlıyor. Blogda ise kimse okumasa bile sen içindekileri dökebiliyorsun. Bir nevi günlük gibi.Ama bir konuda pişmanlık yaşıyorum. Keşke anonim olarak yazsaydım. O zaman daha rahat oluyorsun gibi geliyor bana.
Bazen bahsediyorum.Genellikle insanlar ne olduklarını bilmedikleri için konuşma arasında kalıveriyor.Hatırladıklarından bile emin değilim. Ama ailem biliyor. hatta kız kardeşimin de bir blogu var. Ancak hiç biri zahmet edip yazdıklarımı okumaz.
4- İlk yazınızla son yazınız arasında ne gibi fark var?
İlk postumda sadece bir cümle var.Kısa bir yazısı ve fotoğraf vardı ama silmişim.Sırf tarihi unutmamak için orada kalmış.Daha sonra ilk paylaşımım bir çekiliş hediyesi. İlk uzun soluklu yazım ise Selam filmi için yazmışım.Şimdi okuyorum o zaman yazılarım resim odaklı ve kendi hislerimle alakalı çok kısa kısa yazmışım.Şimdi aynı yazıyı yazacak olsam daha dişe dokunur bilgiler verir en son kendi yorumlarımı katardım.
5- Blog yazmak yaşantınıza neler kattı?
Blog hayatıma o kadar çok şey kattı ki. Yazdıklarım içimi rahatlatırken yorumlar çözüm getirmeye çalışıyordu.Annem bile dinleyip karşılık vermiyor çoğu zaman.Yorumlar o kadar değerli ki.Bir çok değerli arkadaşım oldu Melodram,Zoka,bir tavsiyem var,şule ablam ve daha niceleri.. İyi ki katmış..
Hayatımdan,gözümün gördüğü gökyüzünden,duyduğum seslerden,okuduğum kitaplardan aslında herşeyden..
7- Diğer blog sahipleriyle iletişim kuruyor musun?
Tabii ki. Her biriyle iletişim kurduğum için o kadar mutluyum ki.Mesela Değmesin Yağlı Boya tıpkı bir abla gibi yeri geliyor blogla ilgili sorularımı cevapladı yeri geldi yorumlarıyla yanımda oldu.Yazılarını okurken de sohbet ediyormuşuz gibi hissediyorum. Bir diğeri ZOKAGum bir email ile dahil oldu hayatıma. İyiki de düşmüş :) İnstagramdan konuştuğumuz da bu kız beni anlamış demiştim. Hayatımda empatisi bu kadar yüksek bir insan daha yoktur. Bir başkası Melodram, o beni daha tanımadan beni onu tanır ve okumaktan çok zevk alırdım.Hatta eski yazılarımdan biri melodram üzerine. Hala bile yorum yazınca heyacanlanıyorum.Ve daha bir sürü güzel insan var.Her biri ile iyi ki tanışmış konuşmuşum.
8- Rahatsız olduğun bir konu var mı?
Yok :)
Önerdiklerim oldu.Hatta birini konuk yazarlığa davet ettim bakalım inşallah kabul edecek.Ancak bir çoğu bu konuya mesafeliler. yaz yaz nereye varacağım diye düşünenlerde çok fazla.
***
İşte böyle.Çok keyifli bir mimdi. Bende aşağıdaki arkadaşlarımı ve yapmayan herkesi davet ediyorum
Canım arkadaşım ZOKAGum beni mimlemişti. Bu aralar sıkıntıda olduğumdan ancak yazmaya fırsat buldum.Ona mimlediği için teşekkür ediyor ve sorulara geçiyorum. 1-Blogla tanışmam nasıl oldu?O yıl dershaneye başlamıştım. Sosyal hayatım aktifti ama ben yine kendimi yalnız hissediyordum.Kitaplarla çok haşır neşirdim.Yazı yazmaya da merakım olunca kendimi burada buldum.Açıkçası ilk zamanlar sadece...
devamını oku25 Nis 2016
“Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama bir başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir kendim düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin, birçok balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik, diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp dururlar. Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum; durmadan aynı şeyleri yapmak, yaşlanana kadar başka bir şey yapmadan yaşamak olamaz; dünyada yaşamanın anlamı bundan daha fazla olmalı!”
![]() |
Küçük kara balık |
“Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama bir başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir kendim düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin, birçok balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik, diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp...
devamını oku23 Nis 2016
"Beni öldürdüler,Wene Hala"
![]() |
Kırmızı Pazartesi |
Santiago bir namus cinayetine kurban gidiyor.Cinayetin bir gece öncesinde gelin olan Angela Vicario baba evine geri gönderiliyor.Ve bir isim veriyor "Santiago Nasar".Ancak roman boyunca bu gönül ilişkisine ait hiç bir iz bulunamıyor. Angela Vicario'nun Santiago zengin ve güçlü biri olduğundan öldürülemeyeceğini düşündüğü için o ismi verdiğini düşünüyorum.Ancak başka bir isimde bulunamıyor.
Aslında cinayeti işleyen Angelanın kardeşleri kasap olan ikizler Pablo ve Pedro cinayeti işlememek için bütün kasabaya Santiagoyu öldüreceklerini söylüyorlar.Belediye başkanı piskopos geleceği için ellerinden bıçaklarını alıyor ve başından savıyor.Peder ne yapabileceğini bilemiyor zaten kasaba halkı gibi pek de inanmıyor. Herkesin haber vermemek için bir nedeni var.Santiago tıpkı masum biri gibi hiç bir tedbir almıyor.Psikopusun görmeye gideceği için silahını almıyor yanına,O gün diğer günlerin aksine ön kapıdan çıkıyor.Bunun dışında romanda dikkat çeken rastlantılar var. Nasıl olduysa onu uyaran mektubu göremiyor ve cinayetten çok sonraya kadar da kimse görmüyor.Santiago'nun annesi Plácida Linero.O gün hizmetçi oğlunun odasında olduğu söyleyince evin dış kapısını katiller girmesin diye kapatıyor.Ancak can havliyle eve doğru koşan oğlunu göremiyor.Roman boyunca Santiago'yu adım adım ölüme götüren rastlantıları okuyoruz. Bana göre hizmetçiler(Divina ve annesi) asıl katillerdi.Hizmetçi Victoria Guzmán Santiagonun babasının metresliğinden sonra hizmetçisi olduğu için Nasarlardan nefret ediyor. Divinanında aynı durumda kalacağını düşünüyor.
![]() |
Anthony Delon |
"Beni öldürdüler,Wene Hala" Kırmızı Pazartesi Kolimbiyalıların dediği gibi Gabo'nun kendisinin de "en iyi yazdığım kitabım" dediği Kırmızı Pazartesi işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsü. 1982 Nobel Edebiyat Ödülü alan roman bütün dünyada Márquez'in diğer kitapları gibi yankı uyandırmış.Yıllar öncesinden gerçek bir olayı öyküleştirerek aktarıyor. Santiago Nasar Güney Amerika'y...
devamını okuHakkımda
29 yaşında amacını arayan,hayal kuramayan insan kişisi ve henüz iş bulamamış üniversite mezunuyum. Yemek yapmayı,fotoğraf çekmeyi,dinlemeyi ve tasarım yapmayı dünyamda ne varsa hemen hemen her konuda buraya yansıtıyorum bu yüzden ismi Aslıhan'ın Dünyası. Dünyama hoş geldiniz..