27 Şub 2017

KISA KISA #5


Merhabalar efendim. Bugün nasılsınız bakalım. Pazartesi sendromu var mı? Tabii ki var sorumu benimki de.  Ben rahat başladım haftaya. Ayrıca bazılarınıza göre sıradan olsada benim gibi salyangozvari biri için hareketli bir hafta. 

Bir vakfın ücretsiz ingilizce kursuna başvurdum. Üniversiteyseniz İngilizce kurslarının seviyelerini ve ücretlerini biliyorsunuz. Kursa başvurduğumda mülakat için bekliyoruz dediler. Size de ilginç geldi değil mi? Zira vakıf İslami ve açıkçası bir partiye yakınlık besliyorlar. Kim gelse bekleme salonuna tanıdık adı verdiler. İngilizce kursuna bile torpil yapıyorlar ya artık ne diyeyim. Hakkımda hayırlısı olsun :) 

Dün ise kitap kulübümüz vardı. Kendi içimde biraz buruk olsamda grubumuzdaki arkadaşları - bazılarını daha fazla - sevdiğim için keyifli bir gün geçirdim. Tasarruf günlüğü yazımda bahsettiğim o küçük bütçede bu grup içindi zaten :)) kitaplar ve çay için :) 

Tasarruf günlüğü demişken oradan devam edelim. Başlangıç paramdan şuan geriye tek bir kuruş kalmadı. Ama hala kararlıyım. Eylüle kadar biriktireceğim inşallah. 


Yeni 2 adet listem ve bir ajandam var artık. Listelerden biri izlemek istediğimiz filmler. Çalışma masamızın duvarına astık bile. Biz derken kız kardeşlerimden bahsediyorum. Minik panda nın- en küçüğümüz- ilk izlemek istediği moana ama ben totoruyu istiyorum. Ama büyük ihtimal moana olur. Zira evi çocuklar yönetiyor. 

Diğer liste 100 temel eser listesi. Okumadığım bir sürü klasik olduğunu söylemeye utanıyorum. Listeyi hayallerimde ben blogundan indirdim. Blogu ve youtube kanalını takip ediyorum ve aşırı derecede beğeniyorum. Aklıma tren yolculuğunu da onun vlogları soktu zaten. Belki bir gün inşallah. 

Kitaplardan devam edelim. Bu hafta içerisinde kütüphaneye gideceğim. Yine geciktirdim. Kütüphane memuru aşırı gıcık umarım sakince yeni kitaplarımı alır dönerim. Öneriniz varsa memnuniyet ile bekliyorum. 

Spotify free kullanıyorum ben hala. Listemi blog'da görebilirsiniz. Free hesapta çevrimdışı dinleme mümkün olmadığı için mp3 çalar ile dinliyordum. Bütün listeyi tek tek indirmek acayip uğraştırıyor. Geçen hafta bahsettiğim Beleşçi ruhum hemen devreye girdi. Ve tüm listeyi youtubedan indirmenin bir yolunu buldum. İsteyen olursa anlatabilirim 

Son olarak sizlerden bir dua rica ediyorum. Bilenler vardır. Kızkardeşim rahatsız. Çok büyük bir hastalıktan şüpheleniyorlar. Ve o zaten epilepsi gibi bir hastalığı atlattı. Ve bu düşünce bile ona çok ağır geldi. Neden ben değil o diye düşünmedim değil. Bu ihtimali duyduğumda ruhsal olarak iyi değildim. Ama anladım ki canının canı acıyınca senin depresyonun kaçıp gidiyor. Dua edin bu nolur bu ihtimal hiç gerçekleşmesin. Hiç bir şey yokmuş gibi davranıyoruz her birimiz ama gözlerimiz hep dolu dolu. Dışarıdan gülüyoruz içimiz... Aslında belirsizlik sıkıyor canımızı. Henüz çok genç  daha 18 yaşına yeni girdi. Rica ediyorum ve hatta yalvarıyorum. Dua eder misiniz? Allah kardeşime ve tüm şifa bekleyenlere şifa versin inşallah..

Sağlık olmayınca hiçbir şeyin anlamı yok.
Sağlıcakla kalın efendim.

Not: Olumsuz düşünen arkadaşlar için yazıyorum. İyi düşünelim iyi olsun fikrinde olduğumuz için kafamızı dağıtacak başka yönler arıyoruz. Dua en büyük yakarış zaten aklıma bundan ötesi gelmiyor. Bu yüzden bu yazıda ikisi de var. Ama farklı düşüneninde canı sağolsun. 

devamını oku
PAYLAŞ:

26 Şub 2017

KAMU SPOTUM ( Kirletmeyin Gürültümü )

Kızım uyuduğunda ;
  * Gelen misafire
  *  Gecen patatesciye
  * Yayın yapan soğancıya
  * Ses yapan komşuya
  * Seriye bağlayan overlokcuya
  * Bağıran bıdıklara sesleniyorum...

    Ehhh beeee paşalarrr...Çocuğu uyutmamı mı bekliyodunuz yani ?
    Nasıl bir gürültü kirliliğisiniz siz. Bir gıdım azaltalım tınıyı lütfen.Duymak zorundamıyım kulakları aşındıran o "cırt" sesinizi.
     Bir susun,bir kücük harflerle konuşun dimi. Az birazcıkta empati yapın bir zahmet. Hasta var,çocuk var,çalışan var. Tek derdimiz pattis,soğan mı ? Yoksa halı mı amcacım ?
      Zarttttt diye zile basan akrabacıklarım. Gen bağlarım,dna zincirlerim... Ehh be tipik sülalem. Bir kere zili çaldın işte. Bizde duyduk dingg dongg sesini. Bir sabrette gelelim kapıya kadar. Biliyorsun ki hala ışınlanma icad edilmedi. Uçupta açamıyoruz kapıyı malesef.
     Ya üstteki komşu teyzeme ne diyim ? Hele birde bu modellerin sürekli birsey çakanları var. Nereye ne çakıyonuz bu kadar hemşerim. Memeleketine giden alt geçit mi yapıyosun ? Bir avrasya tüneli de sen açacaksan buyur sese devam et. Valla merak ettim ya napıyonuz bu kadar. Söyleyinde "Hehhh tamam haklıymış adam beyler " diyebileyim.
    Çatma sırası son olarak kime geldi bilin bakalım :)  Ses ustalarının çocuk versiyonları olan, sevgi pıtırcıklarına tabikide..." Tatlımmmm,çocuğummm evin barkın yok mu senin evladım. İnsan günün 24 saatinin 14'ünü dışarda mı geçirir. Hadi geçiriyon bare ecicik 'volume' yi kıs dimi  😃 "
     Eyyy sevgili ahaaliiii duyun sesimi. Huzur istiyorum,sakinlik istiyorum,saygı istiyorum. Lütfen birazda bu kirlilikleri temizleyelim bayım.Sadece sokakla olmuyor bu işler 😃

°°°°°°°
Merhaba yeni bir konuk yazar yazısı ile beraberiz. Annesi'nin Prensesini okumayı çok seviyorum ve  bu blog'da yazısının olması beni acayip  mutlu ediyor :))  Kendisine çok teşekkür ederim.

 Konuk yazar yazılarını aynen yayınlıyorum. Sizlerde konuk yazar olmak isterseniz bana iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz. Hepinize iyi günler. 

Not: Başlıkların yanına artık konuk yazar yazmayacağım. Zira İçeriğe bakan anlıyor :)) Aşağıda bulunan etiket bulutuna eklenecek böylece oraya tıklayıp bütün konuk yazarların yazılarını görebilirsiniz :) 

devamını oku
PAYLAŞ:

23 Şub 2017

Kuru Saçlar İçin Maskeler


Zamanla saçınız çeşitli nedenlerden dolayı kuruyabilmektedir. Böyle bir durumda doğal bileşenlerden oluşan çözümleri uygulamak daha sağlıklı olacaktır. evde saç bakımı sırasında Kuru saçlar için uygulaması oldukça basit saç maskeleri mevcut. Sizler de bu maskeleri uygulayarak saçlarınızı canlandırabilirsiniz. Saçınıza uyguladığınızda kısa bir sürede sonuç alacağınız üç adet saç maskesi tarifini derledik.

Bal ve Muz Maskesi Tarifi

İhtiyacımız olan şey doğal bir bal ve bir adet muz. Bir adet muzu iyice ezin ve üç kaşık bal ile karıştırın. Bu karışımı saçınıza yavaşça uygulayın ve 30 dakika bekleyin. Bu süre sonrasında saçlarınızı yıkama işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Bu maskenin etkisini biraz daha arttırmak isterseniz, badem yağı eklemek iyi bir seçenektir.

Bal ve Zeytinyağı Maskesi Tarifi

Doğal bir bal ve doğal zeytinyağı malzemeleri ile bu maskeyi hazırlayacağız. Malzemeleri geniş bir kaba doldurun, saçınıza uygulayabileceğiniz kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edin. Karışım hazır olduktan sonra artık yavaşça saç uçlarınızdan, kafa derinize kadar bu maskeyi uygulayabilirsiniz. Uygulama sonrasında içeriğin saç özlerine iyice etki etmesini sağlamak için temiz bir bone kullanın. 30 dakika bekleyin ve sonrasında saçlarınızı yıkayın.

Aloe Veralı Maske Tarifi

Aloe veranın saçlara olan faydaları saymakla bitmez. Bu maske için iki adet aleo vera yaprağı edinin, bu yaprakları keserek bir kâseye koyun ve üzerine saç tipinize uygun bir saç kremi ekleyin. Yaklaşık 7 dakika boyunca karıştırın ve saçınıza uygulayabileceğiniz hale gelmesini sağlayın. Sonrasında saçınıza masaj yaparak uygulayın ve bone takarak 30 dakika boyunca bekleyin. Sonrasında saçlarınızı yıkamanız gerekiyor.

Sizlere sunduğumuz bu maske tariflerinin en önemli özelliği ise doğal bileşenlerden oluşmasıdır. Doğal malzemeleri kullanarak, bu malzemelerin saçlarınızda doğal etki göstermesini sağlıyorsunuz. Bu da saçlarınızın belli bir süre değil, uzun süreli olarak canlı kalmasını sağlıyor.

°°°°°°°
Konuk yazarlığı için Zeynep hanıma çok teşekkür ederim. Sizlerde konuk yazar olmak isterseniz bana iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz. Yazı içeriğine, yazım şekline ve konu seçimine karışmadan aynen yayınlıyorum. 
Hepinize iyi bir gün diliyorum... 

devamını oku
PAYLAŞ:

21 Şub 2017

ANDROİD CİHAZDAN ÇIKTI NASIL ALINIR?


Merhabalar efendim. Bugün bambaşka bir kulvardan sesleniyorum sizlere. Benim bilgisayarım ne yazık ki geçen yaz mefta oldu. Önceleri bu bir  sorun olmadı ne zaman çıktı almam gerekti o zaman anladım değerini. İnternet kafelerde yazdırıyordum fakat gerçekten tuzlu olabiliyor bir süre sonra.

Elimde Android cihaz ve yazıcı vardı. Direkt bu ikisini bağlamanın bir yolunu bulabilir miyim acaba diye düşündüm. Maalesef yazıcı wifi uyumlu değildi. Diğer yola başvurdum böylece. Otg kablosu aracılığıyla USB girişiyle bağladım. Ancak ne yazık ki Android cihazlar bilgisayar gibi direkt yazıcıyı algılayıp yazdırmıyorlar. Bu durumda bir aracıyla yapmamız gerekiyordu. Hemen bir program arayışına girdim.

Küçük bir araştırma neticesinde Printershare programını buldum. Ücretsiz olduğu için sevinerek kurdum ki ne göreyim. Sadece deneme sayfası basıyor ve premiuma yönlendiriyor. Tamam yaptığının bu oldukça normal ancak premiumun fiyatını görünce direkt vazgeçtim.


Beleşçi ruhum hemen devreye girdi. Ve acaba biz bu programı apk olarak bulabilir miyiz? Diye araştırmaya başladım. Bilmeyenler için harici apkler ile Android cihazlara store dışında program yükleyebilirsiniz. Araştırma neticesinde premium apk buldum :) 

 
Ben bu siteden indirdim ancak siz isterseniz başka bir siteden de indirebilirsiniz. Zira internet bir umman. 




İnternet bağlantısını kesiyoruz ki programı görüp key istemesin store. Ancak yüklendikten sonra açarsanız premium olarak tanıyacaktır.



Continue tıklıyoruz.  






İstediğimiz bağlantı biçimine tıklayıp yazıcımızı seçiyoruz. Ardından istediğiniz belgeyi çıkarabilirsiniz. Hatta belgelerde düzenleme dahi yapılabilir. Tüm adımları takip ederseniz çıktınızı alabilirsiniz. Umarım işinize yarar, neyse ben  dönem ki ders programını çıkarmaya gidiyorum-yazar burada ofluyor- Yorumlarınızı bekliyorum. Sağlıcakla efendim 






devamını oku
PAYLAŞ:

18 Şub 2017

TASARRUF GÜNLÜĞÜ #1


Merhabalar efendim. Yine mi? diyeceğiniz bir yazıyla daha sizinleyim. Geçenlerde ekstradan hiçbir harcama yapmayan bir İngiliz hanımefendinin 1 yılda 22.000 pound biriktirdiğine dair bir yazı okudum. Ve aha! Neden olmasın!  Sırf kendimi ne kadar zorlarsam ne sonuç çıkacağını görmek için yapmaya karar verdim. 

Pek tabii benim bir yıl sürmeyecek bu planım. Elime gelecek eylüle kadar düzenli para geçecek bu yüzden eylüle kadar uygulayacağım. Bu süreçte yaşadığım şeyleri ve nasıl üstesinden geldiğimi yazmayı planlıyorum. Yola başlarken harcanacak /harcanmayacak  listesini yaptım. Listeler kabataslak şu şekilde ;



BİRKAÇ NOT DAHA ;
  • Harcanmayacak kısmına yazmadığım ama kısıtlayacağım bir diğer gider ise  kitap ve dergilerim. Okuyacağım tüm kitapları kütüphaneden ve e-kitap halini okuyacağım. Ancak ikisinde de olmazsa alacağım ama elimde bulunan kitaplarım bitmeden asla.
  • Aslında dışarıda takılmak kısmının beni biraz zorlayacağını düşünüyorum. O yüzden küçük bir bütçe ayırmayı düşünüyorum. Ama gerçekten çok küçük. 
  • Okul ve park benzeri kendi yemeğimi götürebilecek yerlere yemeğimi götüreceğim. 
  • Kısa mesafelerin tamamına yürüyeceğim. Uzun olanlarda ise en ucuzları seçeceğim. Dolayısıyla daha erken yola çıkacağım. Bunun hayatıma çok büyük etkisi olacağını düşünüyorum. 
  • Ve son olarak yazının başında gördüğünüz paralar ise - toplam 19,75₺-Bu sürecin başlangıç miktarı. Eylülde ne kadar artırabilmişim göreceğiz.
Sizlerinde önerileri ve düşüncelerini merakla bekliyorum. 




devamını oku
PAYLAŞ:

15 Şub 2017

İZLEDİM | AH GÜZEL İSTANBUL(1966)




Merhabalar efendim. Nasılsınız? Tam hafta ortasında film mi paylaşılır? Dediğinizi duyar gibiyim. Bu film paylaşıyor efendim. Zira 51 yıldır çekilmiş ve şuan YouTube da bulunuyor. İstediğiniz zaman izleyebilirsiniz. Eski Türk filmleri çok seviyorum. Hele böyle ustaların filmleri olduğu zaman aşırı haz alıyorum. Filmde İstanbul, fotoğraf, müzik, şiir var. Yani özlem duyduğumuz, hayran olduğumuz herşey. Siyah beyaz oluşu ayrı bir güzellik katmış ayrıca. 

°°°°°°°
Haşmet bey (Sadri Alışık), kuşaklar boyu İstanbul'da yaşamış gün görmüş bir ailenin çocuğudur. Yıllar geçtikçe değişen çağa ve çevresine uyum sağlayamamış, çalışmayı da pek sevmediği için ailesinden kalan servetini peyderpey kaybetmiş, eskiden oturdukları yalının harap bahçesinde bir gecekonduya sığınmış, bildiği tek iş olan sokak fotoğrafçılığı yapmaktadır. Bir gün artist olmak için köyünden kaçan Ayşe (Ayla Algan) ile katılacağı yarışma için fotoğraf çektirirken tanışırlar. Bu yalnız ve saf kıza acıyan Haşmet onu gecekondusuna getirir ve sokakta kalmaktan kurtarır. Günler geçtikçe Haşmet bu saf ama iddialı kıza yakınlık duymaya başlar, ancak bu arada bir rastlantı sonucu Ayşe gerçekten ünlü bir şarkıcı oluverir ve Haşmet'ten kopar.

°°°°°°°
Filmde en sevdiğim karakter Haşmetti. Her şeyi ince düşünmesi ve nüktedan olmasını çok sevdim. Ayrıca arkadaşları ile ilişkilerinide sevdim. Sevgisi için prensiplerini bile aşan bir adam Haşmet nasıl sevilmesin? Ayşe ise insanın sinirini bozuyor. Saflığı ve geçmişi çok çabuk unutması insanı çileden çıkarıyor.

Usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın yönettiği film 1967 yılında İtalya'daki yapılmakta olan "Uluslararası Mizah Şenliği"kapsamında düzenlenen "10. Komik ve Mizahi Filmler" yarışmasında, jüri özel armağanı olan Gümüş Ağaç Ödülü'nü kazandı. Daha çok eğlenceli güldürülerin katıldığı bu yarışmada ödül alan Ah Güzel İstanbul'un bir kara komedi olması dikkatleri çekmişti.

Filmin verdiği mesajların her devre uygun olduğunu düşünüyorum. Çekildiği dönemin anlayışına göre normal karşılanacak şeyler olduğunu söylemeliyim. Ben şahsen feminizme yakın olmama rağmen görmezden geldim. Sırf Sadri Alışığın harika oyunculuğu görmek için izleyebilirsiniz. Çok beğendim. İnşallah sizlerde beğenirsiniz. Daha önce izlemiş olanlarında yorumlarını bekliyorum. 

devamını oku
PAYLAŞ:

12 Şub 2017

SÖZÜN NERESİ BU?



Selamünaleyküm efendim. Akşam şerifleriniz hayırlı olsun. Nasılsınız görüşmeyeli? Yoksa bu bir garip hemşirenizin yokluğu fark etmediniz mi? O zaman teessüf ederim. Zira ben sizleri çok özledim. Merak ettiniz diye kendimi inanırdım neyse ki. O yüzden nerelerde olduğumu açıklayacağım.  

Kediler doğum yaparken yada ölümünü hissettiği zaman sahibini terk edermiş. Bu dönem biraz kediler gibiydim açıkçası :)  hayır ilki değil ve hayır tabii ki öbür dünyadan yazmıyorum. Şöyle ki mutsuz olduğum zamanlar blogdan uzaklaşıyorum. İster istemez oluyor bu bilerek yapmıyorum. Ruh halim düzeltiği zaman şimdi olduğu gibi gerisin geriye dönüyorum. 

Bu iyi halin uzun ve hatta sonsuz sürmesini bende isterim. Ama görünen köy kılavuz istemez. Hayatımda belirli düzenlemeler yapmadan düzelmeyeceği belli. Bunlar için çabalamaya başladım. Psikiyatrımla konuştuk bu konuyu. Hayal kurmaya, hayat amacımı farketmeye ve kariyer planımı başlayacağım, belki bir miktar başlamış olabilirim. Şuan iş arıyorum mesela. Şans dileyin olur mu? Danışman hocamla konuştuk. Okul maalesef 1 dönem daha uzadı ki bunu biliyordum. Toplamda 5 yıl okumuş olacağım yani. Bu arada hocam değiştiğimi söyledi. Normalde gelip susar gidermişim. Şimdi daha rahat konuşuyorum buda çok hoşuna gitmiş. Mutlu oldum bunu duyduğuma :) 

İşte bende işler böyle gitti. Sizlerin hayatı nasıl gidiyor?Merakla bekliyorum yazın lütfen. Okuduklarım, izlediklerim ve yaşamımla bundan sonra yine buralardayım. Sağlıcakla kalın efendim... 

devamını oku
PAYLAŞ: