3 Haz 2016

İÇ SESİNİZ VAR MI?

iç ses

Bakınız efendim size zaman zaman itiraf ettiğim şeylerin bir yenisi geliyor. Başlıktan anlaşılmıştır ne yazık ki gizemli ve ilgi çekici başlıklardan müstesna bir insanım. Ama anlamayanlar için tercüme edeyim  benim bir iç sesim var. Hayır biriyle konuştuğumuz zaman aklımızdan geçenleri kastetmiyorum. Bildiğimiz diyalog haline olduğum bir iç ses. Hemde en dobrasından en mantıklısından. O kadar baskın ki kendisine Asya adını verdim. Aslında Aslıhan ismini pek sevmediğim için kendime en yakın isimlerden birini koydum. 

Bir önceki paragrafta
- şizofren bu kız
- iyice sıyırdı gibi cümlelerle ayrılmadıysan detayı ile anlatayım. Öncelikle hayır şizofren değilim. Belirtilerini göstermiyorum ayrıca psikiyatrım fark ederdi diye düşünüyorum. Evet eminim. Sıyırmak konusuna gelince belki birazcık olabilir. İç sesleri araştırdığımda çoğu insanda olduğunu gördüm. Genellikle mantıklı ve iyi konuşuyorlar yani  olmak istediğimiz ama olamadığımız özellikler taşıyor iç sesler. Bazı sitelerde  vicdanımızın sesi olduğunu söylüyor. Vicdanlı olduğu doğru ama bu vicdan değil emin olun.

Bu ses yani kötü birşey yapacakken senin içini kıpır kıpır yapan hisle aynı kaynaktan. Hani içimden bir ses yapma diyor dediğimiz varya işte bu o.  Bence fıtrat dedikleri bu işte. Hep bir mantıklı akıllı edepli çünkü iç ses. Filmlerde olur ya hani her iki omzunda durur iki güç. İyilik ve kötülük... Aynı görüntüye sahip olmasalar  da bence içimizde ki fıtrat ve nefs onlar. İrade ise biziz. 

Bakınız efendim size zaman zaman itiraf ettiğim şeylerin bir yenisi geliyor. Başlıktan anlaşılmıştır ne yazık ki gizemli ve ilgi çekici başlıklardan müstesna bir insanım. Ama anlamayanlar için tercüme edeyim  benim bir iç sesim var. Hayır biriyle konuştuğumuz zaman aklımızdan geçenleri kastetmiyorum. Bildiğimiz diyalog haline olduğum bir iç ses. Hemde en dobrasından en mantıklısından. O kada...

devamını oku
PAYLAŞ:

1 Haz 2016

DÖNDÜK..DÖNÜYORUZ

yazı

Allah'tan son yazımda kesin gidiyorum diye atıp tutmamıştım. Büyük konuşmaları ve söz verip tutmamaları pek sevmem çünkü. Bir önceki yazımda gelen 6 yorum yazan çok değerli 6 insan var. Onlar ışık tutunca bende daha çok düşündüm.Güzel olmasa da bu yazıları ben yazıyorum.Ve yazmayı çok seviyorum.Bana ait olan nadir şeylerden birini neden kendi isteğimle bıraktım ki. Bunun farkına vardırdıkları için çok teşekkür ediyorum.

İnsanoğlu garip bir canlı beyni ise sonsuz bir derya belkide dehliz. Deryalarda yüzüp dehlizlerde boğulabilirsiniz.Mesela Müge Anlı'da şuan işlenen seri cinayetlerin failini gördünüz mü? İnanılmaz zeki bir insan.Dediklerine göre insanları birer oyuncu hayatı bir oyun olarak görüyor ve "game over" olanlar ölüyor. Büyük ihtimalle okb rahatsızlığı var ve "adam mısın?" lafı ile tetikleniyor. 3 kişiyi öldürmüş ve 1 muhtemel ölü var.Şahsen bastırılmış duygulara sahip olduğunu düşünüyorum.Büyük ihtimal takdir edilmeme ve zayıf güçsüz kompleksi var.Ve konuşuldukça ondan korkuldukça kendini daha önemli hissediyor.Bu olayla şuraya gelmek istiyorum. 

Ne konuştuğumuza çok çok dikkat etmek zorundayız.Ettiğimiz en küçük lafın kimde hangi duygulara sebep olduğunu bilemeyiz.Özellikle çocuklarınıza söylediğiniz küçük gibi görünen sözlerin bile onların dünyasına nasıl aksettiğini bilemeyiz. Özellikle güçlü,otoriter ve baskın aile bireylerinin olduğu bir ailede kendini yetersiz eden bireyin üstünde daha çok durulmalı.Evet sorunlu çocukların hepsi seri cinayet işlemiyor ama çeşitli ciddi  sorunlar yaşıyorlar.Örneğin  benim gibi hayata adapte olamıyor kendini değersiz hissetme sorunlarını yaşıyor. Tabii ki bu duygular asıl sebepler değil.Bunlar alt yapıyı oluşturuyor.Tetikleyen adeta fitili ateşleyen bir olay yaşanıyor.Yine kendimden örnek verecek olursam bazı olaylar sonrası uzun süreli depresyondayım. Yaşam yolculuğumuzda bencil olmamak lazım.Bizler istediğimiz gibi düşünmeden konuşup hareket ediyor ve sorunlardan kendimizi sakınıyoruz.Halbuki sorunların sebebine katkımız olmuş hatta sorun bizken nasıl vicdanlarımızı susturup arkamızı dönebiliyoruz. 

Neyse nereden nereye geldim. Dönüşümle beraber sadece dikkatli davranmanız ve duygular hakkında yazacaktım halbuki.Kısaca geri döndüm.Yazmak bana oldukça iyi geliyor.Neler düşünüyorsunuz lütfen benimle paylaşın. Sizlerin düşüncelerine değer veriyorum.

Sağlıcakla.Selametle...

Allah'tan son yazımda kesin gidiyorum diye atıp tutmamıştım. Büyük konuşmaları ve söz verip tutmamaları pek sevmem çünkü. Bir önceki yazımda gelen 6 yorum yazan çok değerli 6 insan var. Onlar ışık tutunca bende daha çok düşündüm.Güzel olmasa da bu yazıları ben yazıyorum.Ve yazmayı çok seviyorum.Bana ait olan nadir şeylerden birini neden kendi isteğimle bıraktım ki. Bunun farkına vardırdı...

devamını oku
PAYLAŞ:

26 May 2016

SÖZÜM YOK ARTIK

Kendi adıma söyleyecek hiçbir şey kalmadı dostlar. Hala aynı noktada durmaktayım. Biliyorum sıkıldınız. Ama bu yazının sonuna kadar sabrederseniz işkence bitecek. Emin değilim ancak bu yazı son yazım.

 Zavallı blogum bile başarısızlığımı simgeliyor sanki. Bir haftadır saçma sapan bir sürü tema denedim olmadı. Hep bir gömlek fazla geldi üzerime. Yakışmadı. Her defasında daha iyisini denemek için birini bozdum.  Birşeyleri mahvetmekte üzerime yok. Zaten bakıyorum 2-3 kitap, 5-6 isyan yazısından başka hep çekiliş falan paylaşmışım. Geri zekalı bir beyinden beklenildiği gibi. 

22 yaşındayım ve hiç bir şeyim yok. Sürekli beni hayata bağlayacak bir neden arayıp durdum. Sürekli birşey olacak ve ben mutlu olacağım ümidiyle, bu kadar şeyi o güzel günler için çekiyorsun Aslı dedim kendi kendime. Evet başarısızsın ama o nedeni hedefi amacı bulduktan sonra inanılmaz başarılı olacaksın yalanını da eksik etmedim ama... 

İşe yaramadı, tıpkı benim gibi. Babamla konuşmuyor, diğerlerine çemkirip duruyorum. Onlarda yoruldu benden. Sevmediğiniz birine ne kadar katlanabilirsiniz ki. Okulumu bitiremiyorum. Küçük bir sığınağım var oradan bile çıkmak istemiyorum. Konuşmayı beceremiyorum. İyi bir kul da değilim. Bir kütle yığınından başka hiç bir şey değilim. Sadece bir hiçim. 

Yukarıdaki paragraf sizi temin ederim sert bir öz eleştiri değil. Benim biyografim. Bunlar neyse de hayalsizlik yıkıyor insanı. Ne hayal kuracağımı bile bilmiyorum. Boşlukta hissediyorum kendimi. Öylesine süzülüyorum sanki.

Durum bu iken ben bile kendimden sıkılmış ve nefret etmişken sizlere bu işkenceyi çektiremem. Bu yüzden elimi eteğimi çekiyorum. Kalıcı olur mu bilmem ama kararım bu. Belki bu hayattan da çekip giderim. Cesaret edebilirsem benden sonra kızkardeşimin olanları yazmasını isteyip öyle gideceğim. 

Hakkınızı helal edin. 
Mutlu huzurlu ve iyi yaşayın 
Selametle...

Kendi adıma söyleyecek hiçbir şey kalmadı dostlar. Hala aynı noktada durmaktayım. Biliyorum sıkıldınız. Ama bu yazının sonuna kadar sabrederseniz işkence bitecek. Emin değilim ancak bu yazı son yazım.  Zavallı blogum bile başarısızlığımı simgeliyor sanki. Bir haftadır saçma sapan bir sürü tema denedim olmadı. Hep bir gömlek fazla geldi üzerime. Yakışmadı. Her defasında daha iyisini denemek iç...

devamını oku
PAYLAŞ:

20 May 2016

UMURSAMAZLIK

Yaklaşık 1 saat  önce başlamış sınavıma bilerek,isteyerek,tamamen kendi kararımla gitmedim.11'de olanına da evimin kampüse uzak olduğundan yetişemediğim bahanesini öne sürmeyi düşünüyorum.Bu umursamazlık hali bana son yazımdan sonra geldi.Verdiğim upuzun arada başıma neler geldi neler.Otur karşıma da anlatayım.Dilersen birde kahve yap.ancak katlanırsın.

Bir yazımda bahsetmiştim bazen sırlar çok ağır geliyor diye.İşte ben o sırları taşıyamadım.Hiç beklemediğim bir anda ve şekilde ortaya saçılı verdiler.Bir sürü olay oldu. iftiraya bile uğradım yıldım,kırıldım,yandım.Omuzlarımdan azad ettim saçlarımı.Ama herkes hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.Aslında şu paragrafa tüm olayı yazıp sildim.Silmek zorundayım halbuki ne kadar isterdim hepsini anlatmayı.

Düşünüyorum bu hayatta koskocaman bir sıfırım.Tam anlamıyla bir sıfır.Ailem yok en azından benim için yok.Güzel değilim hatta çirkin sayılırım,şişmanım,aptalım ve bir üniversiteyi bile bitirmeyi beceremiyorum.Hayattaki her şeyden vazgeçiyorum derken çokta vazgeçmişim meğerse..Annemin beni doğurduğu yaştayım ve başarabildiğim hiç bir şey yok.Cümlelerimin ergen hezeyanlarına benzediğinin farkındayım.Zaten bir ergenden uzak bir noktada değilim.

İşte karşınızda defalarca dibe saplanmış, insan sıfatından başka tüm sıfatlardan muaf ben duruyorum.Yine mi? dediğinizi duyar gibiyim.Yine! Yine,yeniden,hep.Artık boş verdim. Hiçbir şey umurumda değil. Öleceğim günü bekliyor adeta şafak sayıyorum.Şu 1 ay içinde kaç defa balkon demirlerinden sarkıp kaç arabanın bir adım ötesinde durdum bilmiyorum.Cesaret edemedim.Anladım ki aynı zamanda bir korkakmışım. Siz hayatı başarabilmiş insanları alkışlıyorum efendim.Ne kadar büyüksünüz ve ulaşamayacağım kadar yukarıda...

Umarım hiçbir zaman böyle yaşamazsınız.




Yaklaşık 1 saat  önce başlamış sınavıma bilerek,isteyerek,tamamen kendi kararımla gitmedim.11'de olanına da evimin kampüse uzak olduğundan yetişemediğim bahanesini öne sürmeyi düşünüyorum.Bu umursamazlık hali bana son yazımdan sonra geldi.Verdiğim upuzun arada başıma neler geldi neler.Otur karşıma da anlatayım.Dilersen birde kahve yap.ancak katlanırsın. Bir yazımda bahsetmiştim bazen sırlar...

devamını oku
PAYLAŞ:

7 May 2016

#KiliseSESver

Bugün okuduğum haberlerden birinin başlığı şöyleydi. "Roketlerin hedefi olan Kilis’te ölüm sessizliği".Hergün roketlerin isabet ettiği Kilis sakinlerinin birçoğunun çevre illere veya akrabalarına taşınmasıyla kent sessizliğe büründü.Geriye kalanlar korkuyla neredeyse hiç dışarı çıkmadan yaşıyorlar. Son 3 gündür GSM ve internete ulaşamıyorlar. Bunun üstüne geçen haftaki Cuma namazında IŞİD imamlarının Suriye'nin IŞİD kontrolündeki bölgelerde  okudukları hutbelerde, Gaziantep, Nizip, Karkamış ve Kilis'in bundan sonra IŞİD'in en büyük hedefleri arasında olduğu duyuruldu.İnsanlar orada ölümle karşı karşıyalar.Olduğu kabul edilmeyen bir savaşın içinde korkuyla yaşıyor ve kaçıyorlar.



Ama devletin başı dahil kimseden bu konuda bir şey duymuyoruz. Bir süredir kulaklar sağır diller sessiz bu ülkede.Ne yapabiliriz ki demeyin!! Elimiz ulaşamıyor olabilir. Ama duyurabiliriz.Hem de öyle bir duyururuz ki. Baro, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkâlar Odası ve Organize Sanayi Bölgesi başkanları gazetelere ilan verdi. İlanda;

"Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın TBMM Başkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Sayın İçişleri Bakanımıza, Sayın Milli Savunma Bakanımıza, Sayın Genelkurmay Başkanımıza ve Yüce Türk Milletine Açık Çağrı; 
#KiliseSESver 
Evlerimize roketler düşüyor. Üzerimize şarapnel yağıyor. Evimizde öldürülüyoruz, Sokakta öldürülüyoruz.Biz, haberlerde alt yazı, iki haber arasında bir kare değiliz ! magazin programlarının arasına sıkıştırılmayı kabul etmiyoruz.Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Can güvenliği istiyoruz. Yaralarımız sarılsın istiyoruz. Devletimize bağlıyız. Devletimizin korumasını ve şafkatini istiyoruz.Sesimizi duyun. Sesimize ses verin. Unutmadığınızı, çaba harcadığınızı biliyoruz.Ama acele edin. Ölüyoruz...Kilis Saldırı altında. Vatan saldırı altında "
Yazılarınız da #KiliseSESver etiketini kullanıp destek olabilirsiniz. Ayrıca lütfen dua edin ve elinizden geldiğinizce paylaşın. Yeter ki sessiz kalmayın.Unutmayın;


"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."
                                      Hz.Muhammed (s.a.v)






#KILISESESVER-MELODRAM 

Roket ve Mermilerin Düştüğü Kilis’i Kilis’te Yaşayanlardan Dinleyin - ODUN HERİF

Bugün okuduğum haberlerden birinin başlığı şöyleydi. "Roketlerin hedefi olan Kilis’te ölüm sessizliği".Hergün roketlerin isabet ettiği Kilis sakinlerinin birçoğunun çevre illere veya akrabalarına taşınmasıyla kent sessizliğe büründü.Geriye kalanlar korkuyla neredeyse hiç dışarı çıkmadan yaşıyorlar. Son 3 gündür GSM ve internete ulaşamıyorlar. Bunun üstüne geçen haftaki Cuma namazında IŞİD imaml...

devamını oku
PAYLAŞ:

3 May 2016

2 May 2016

MİM || KİŞİSEL BLOG YAZARLARI NE DÜŞÜNÜYOR?

Canım arkadaşım ZOKAGum beni mimlemişti. Bu aralar sıkıntıda olduğumdan ancak yazmaya fırsat buldum.Ona mimlediği için teşekkür ediyor ve sorulara geçiyorum.




1-Blogla tanışmam nasıl oldu?
O yıl dershaneye başlamıştım. Sosyal hayatım aktifti ama ben yine kendimi yalnız hissediyordum.Kitaplarla çok haşır neşirdim.Yazı yazmaya da merakım olunca kendimi burada buldum.Açıkçası ilk zamanlar sadece çekilişlere katılıyordum. Sonra sorunlar yaşadıkça buraya yazmaya başladım.

2- Neden Blog yazıyorsun?
Ben hemen hemen herkesi dinlerim.Öylesine de değil üstelik.Ancak farkettim ki çoğu insan beni ya dinlemiyor ya öylesine dinliyor.Sonrasında kendi sıkıntılarını yeniden anlatmaya başlıyor. Blogda ise kimse okumasa bile sen içindekileri dökebiliyorsun. Bir nevi günlük gibi.Ama bir konuda pişmanlık yaşıyorum. Keşke anonim olarak yazsaydım. O zaman daha rahat oluyorsun gibi geliyor bana.
3- Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?
Bazen bahsediyorum.Genellikle insanlar ne olduklarını bilmedikleri için konuşma arasında kalıveriyor.Hatırladıklarından bile emin değilim. Ama ailem biliyor. hatta kız kardeşimin de bir blogu var. Ancak hiç biri zahmet edip yazdıklarımı okumaz.

4- İlk yazınızla son yazınız arasında ne gibi fark var?
İlk postumda sadece bir cümle var.Kısa bir yazısı ve fotoğraf vardı ama silmişim.Sırf tarihi unutmamak için orada kalmış.Daha sonra ilk paylaşımım bir çekiliş hediyesi. İlk uzun soluklu yazım ise Selam filmi için yazmışım.Şimdi okuyorum o zaman yazılarım resim odaklı ve kendi hislerimle alakalı çok kısa kısa yazmışım.Şimdi aynı yazıyı yazacak olsam daha dişe dokunur bilgiler verir en son kendi yorumlarımı katardım.

5- Blog yazmak yaşantınıza neler kattı?
Blog hayatıma o kadar çok şey kattı ki. Yazdıklarım içimi rahatlatırken yorumlar çözüm getirmeye çalışıyordu.Annem bile dinleyip karşılık vermiyor çoğu zaman.Yorumlar o kadar değerli ki.Bir çok değerli arkadaşım oldu Melodram,Zoka,bir tavsiyem var,şule ablam ve daha niceleri.. İyi ki katmış..
6- Hangi kaynaklardan ilham alıyorsun?
Hayatımdan,gözümün gördüğü gökyüzünden,duyduğum seslerden,okuduğum kitaplardan aslında herşeyden..

7- Diğer blog sahipleriyle iletişim kuruyor musun?
Tabii ki. Her biriyle iletişim kurduğum için o kadar mutluyum ki.Mesela Değmesin Yağlı Boya tıpkı bir abla gibi yeri geliyor blogla ilgili sorularımı cevapladı yeri geldi yorumlarıyla yanımda oldu.Yazılarını okurken de sohbet ediyormuşuz gibi hissediyorum. Bir diğeri ZOKAGum bir email ile dahil oldu hayatıma. İyiki de düşmüş :) İnstagramdan konuştuğumuz da bu kız beni anlamış demiştim. Hayatımda empatisi bu kadar yüksek bir insan daha yoktur. Bir başkası Melodram, o beni daha tanımadan beni onu tanır ve okumaktan çok zevk alırdım.Hatta eski yazılarımdan biri melodram üzerine. Hala bile yorum yazınca heyacanlanıyorum.Ve daha bir sürü güzel insan var.Her biri ile iyi ki tanışmış konuşmuşum.

8- Rahatsız olduğun bir konu var mı?
Yok :)
9-Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?
Önerdiklerim oldu.Hatta birini konuk yazarlığa davet ettim bakalım inşallah kabul edecek.Ancak bir çoğu bu konuya mesafeliler. yaz yaz nereye varacağım diye düşünenlerde çok fazla.

***


İşte böyle.Çok keyifli bir mimdi. Bende aşağıdaki arkadaşlarımı ve yapmayan herkesi davet ediyorum

Canım arkadaşım ZOKAGum beni mimlemişti. Bu aralar sıkıntıda olduğumdan ancak yazmaya fırsat buldum.Ona mimlediği için teşekkür ediyor ve sorulara geçiyorum. 1-Blogla tanışmam nasıl oldu?O yıl dershaneye başlamıştım. Sosyal hayatım aktifti ama ben yine kendimi yalnız hissediyordum.Kitaplarla çok haşır neşirdim.Yazı yazmaya da merakım olunca kendimi burada buldum.Açıkçası ilk zamanlar sadece...

devamını oku
PAYLAŞ: