25 Nis 2017

1984 - GEORGE ORWELL

2 yorum



°
SAVAŞ BARIŞTIR
HÜRRİYET ESARETTİR
CEHALET KUVVETTİR.
°


Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız bakalım bugün. Hayat nasıl gidiyor? Uzun bir aradan sonra,oldukça gergin günlerde geri dönmek tam benlik bir hareket değil mi :) Bugün 1984 kitabını konuşalım istedim.Gerçi okumayan sadece ben kalmıştım herkesin okuduğu bir kitabı yorumlamak ne derece gerekli bilemiyorum.Okuması zordu.Zaten şuan yorumlaması da çok zor.Açıkçası yazacaklarımı bir araya getiremiyorum bile.Taslaklarda yatım duruyordu bu yazı.Kafama estikçe yazmaya devam ettim.

Kitap distopik bir başyapıt. Öyle ki Liberallerin kuranı deniyor bazı kişilerce. Herkesin çok beğendiği bu kitabı sevmemekten korktum açıkçası.Ya 1984 şişirilmiş bir balonsa diye düşündüm.Hele Winston'un Julia'ya tecavüz etme düşüncesini okuduğum kısım beni dehşete düşürmüştü.Bu kitabı nasıl sevebilirler diye düşündüm.

Bir zamanların bilim kurgu romanı ancak günümüzün bir nevi gerçeği haline gelmiş.Tamamen aynısı değil ama büyük benzerliğin olduğunu kimse inkar edemez. Ancak Orwell bu kitabı 1947-1948 yılları arasında yazdı. Peki öngörüsü nasıl gerçeğe dönüştü? İddiaya göre bağlı bulunduğu sosyalist çevrelerden ilham almıştı. Komünizm ve faşizmde bozukluklar olduğunu,merkezi bir ekonominin doğuracağı sonuçları ve önlemler alınmazsa  diktatörlükvari bir yönetim olan totalitarizmin hakim olacağını düşünür ve buna göre ütopik bir geleceği yazar.

Kitaba göre Totaliter bir merkezi tek partinin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile halk ve hayatı manipüle edilmektedir. Yeni dünyada tüm dünya 3 ülke arasında bölünmüştür.Ve en büyük ülke Okyanusyadır. Okyanusyada ingsos-arıdil konuşulur. Arıdil herşeyi olabilecek en basit şekilde anlatabilecek kadar kısıtanmış ingilizcedir ve hemen hemen her kelimenin çift anlamı vardır. Bunun sebebi suçu ifade edecek olan kelimeler ortadan kalkınca suç işlenemeyeceği düşüncesidir. Büyük Birader-Abi her zaman seni gözetler bunu hem alıcı hem verici olan herkesin evine almak zorunda olduğu Tele-ekran ile yapar.Ve iç parti üyeleri dışında kimse tele-ekranı kapatamaz.Ki uykuda bile-dolayısıyla bilinçaltında muhalefet farkedilebilsin. Hergün 2 dakikalık nefret yapılmak zorundadır. Duygusal ilişki yasaktır.Evlenmek ve çocuk yapmak sadece partiye yeni üyeler kazandırmak içindir.Kitaplar partinin yönetimindedir ve bazı düşünürler haricinde diğerlerinin bir önemi kalmamıştır. 

Kimileri bunu hükümete benzetiyor.Mutlaka hükümetlere benzer yanları var.Ama bilmem asıl benzerlik dikkatinizi çekti mi? Fetö cemaat içinde benzer daha küçük ölçekli bir yapıya sahipti.Totaliterizmi ve tehlikesinin boyutlarını ,Bu tür yapıların yaptıklarının hiçte küçük şeyler olmadıklarını hepsinin sistemli bir döngü olduğunu anlamanız için okumanızı isterim.

Ben sıkıcı anlattığımı biliyorum ancak her yorum kişinin kendi birikimi ile şekillenir.Sizler oldukça farklı düşünceler ile okumuş yada okuyacak olabilirsiniz.Kitap oldukça kolay okunuyor.Okurken hayal ettiriyor.Ardından düşünmeyi sorgulamayı sağlıyor. Yukarıda yazdığım örnekteki tek bir kısım dışında çok çok beğendiiğim bir kitap oldu. Okuyanlar veya bu yazıdan sonra okuyacaklar varsa yorumlarınızı mutlaka bekliyorum iyi günler.


Not: Bundan sonra kitap yorumlarımın sonuna kitap puanı koyacağım.Anlamlarını sağ tarafta okuyabilirsiniz :)









Aslıhan T.
Aslıhan T.

This is a short biography of the post author. Maecenas nec odio et ante tincidunt tempus donec vitae sapien ut libero venenatis faucibus nullam quis ante maecenas nec odio et ante tincidunt tempus donec.

2 yorum:

  1. ilk okuduğum distopya baya etkilemişti beni yorumu okurken fark ettim bazı yerleri unutmuşum tedarik edip okumak lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten güzel kitap :)) yorum için teşekkür ederim

      Sil