21 Şub 2017

ANDROİD CİHAZDAN ÇIKTI NASIL ALINIR?


Merhabalar efendim. Bugün bambaşka bir kulvardan sesleniyorum sizlere. Benim bilgisayarım ne yazık ki geçen yaz mefta oldu. Önceleri bu bir  sorun olmadı ne zaman çıktı almam gerekti o zaman anladım değerini. İnternet kafelerde yazdırıyordum fakat gerçekten tuzlu olabiliyor bir süre sonra.

Elimde Android cihaz ve yazıcı vardı. Direkt bu ikisini bağlamanın bir yolunu bulabilir miyim acaba diye düşündüm. Maalesef yazıcı wifi uyumlu değildi. Diğer yola başvurdum böylece. Otg kablosu aracılığıyla USB girişiyle bağladım. Ancak ne yazık ki Android cihazlar bilgisayar gibi direkt yazıcıyı algılayıp yazdırmıyorlar. Bu durumda bir aracıyla yapmamız gerekiyordu. Hemen bir program arayışına girdim.

Küçük bir araştırma neticesinde Printershare programını buldum. Ücretsiz olduğu için sevinerek kurdum ki ne göreyim. Sadece deneme sayfası basıyor ve premiuma yönlendiriyor. Tamam yaptığının bu oldukça normal ancak premiumun fiyatını görünce direkt vazgeçtim.


Beleşçi ruhum hemen devreye girdi. Ve acaba biz bu programı apk olarak bulabilir miyiz? Diye araştırmaya başladım. Bilmeyenler için harici apkler ile Android cihazlara store dışında program yükleyebilirsiniz. Araştırma neticesinde premium apk buldum :) 

 
Ben bu siteden indirdim ancak siz isterseniz başka bir siteden de indirebilirsiniz. Zira internet bir umman. 




İnternet bağlantısını kesiyoruz ki programı görüp key istemesin store. Ancak yüklendikten sonra açarsanız premium olarak tanıyacaktır.



Continue tıklıyoruz.  






İstediğimiz bağlantı biçimine tıklayıp yazıcımızı seçiyoruz. Ardından istediğiniz belgeyi çıkarabilirsiniz. Hatta belgelerde düzenleme dahi yapılabilir. Tüm adımları takip ederseniz çıktınızı alabilirsiniz. Umarım işinize yarar, neyse ben  dönem ki ders programını çıkarmaya gidiyorum-yazar burada ofluyor- Yorumlarınızı bekliyorum. Sağlıcakla efendim 






devamını oku
PAYLAŞ:

18 Şub 2017

TASARRUF GÜNLÜĞÜ #1


Merhabalar efendim. Yine mi? diyeceğiniz bir yazıyla daha sizinleyim. Geçenlerde ekstradan hiçbir harcama yapmayan bir İngiliz hanımefendinin 1 yılda 22.000 pound biriktirdiğine dair bir yazı okudum. Ve aha! Neden olmasın!  Sırf kendimi ne kadar zorlarsam ne sonuç çıkacağını görmek için yapmaya karar verdim. 

Pek tabii benim bir yıl sürmeyecek bu planım. Elime gelecek eylüle kadar düzenli para geçecek bu yüzden eylüle kadar uygulayacağım. Bu süreçte yaşadığım şeyleri ve nasıl üstesinden geldiğimi yazmayı planlıyorum. Yola başlarken harcanacak /harcanmayacak  listesini yaptım. Listeler kabataslak şu şekilde ;



BİRKAÇ NOT DAHA ;
  • Harcanmayacak kısmına yazmadığım ama kısıtlayacağım bir diğer gider ise  kitap ve dergilerim. Okuyacağım tüm kitapları kütüphaneden ve e-kitap halini okuyacağım. Ancak ikisinde de olmazsa alacağım ama elimde bulunan kitaplarım bitmeden asla.
  • Aslında dışarıda takılmak kısmının beni biraz zorlayacağını düşünüyorum. O yüzden küçük bir bütçe ayırmayı düşünüyorum. Ama gerçekten çok küçük. 
  • Okul ve park benzeri kendi yemeğimi götürebilecek yerlere yemeğimi götüreceğim. 
  • Kısa mesafelerin tamamına yürüyeceğim. Uzun olanlarda ise en ucuzları seçeceğim. Dolayısıyla daha erken yola çıkacağım. Bunun hayatıma çok büyük etkisi olacağını düşünüyorum. 
  • Ve son olarak yazının başında gördüğünüz paralar ise - toplam 19,75₺-Bu sürecin başlangıç miktarı. Eylülde ne kadar artırabilmişim göreceğiz.
Sizlerinde önerileri ve düşüncelerini merakla bekliyorum. 




devamını oku
PAYLAŞ:

15 Şub 2017

İZLEDİM | AH GÜZEL İSTANBUL(1966)




Merhabalar efendim. Nasılsınız? Tam hafta ortasında film mi paylaşılır? Dediğinizi duyar gibiyim. Bu film paylaşıyor efendim. Zira 51 yıldır çekilmiş ve şuan YouTube da bulunuyor. İstediğiniz zaman izleyebilirsiniz. Eski Türk filmleri çok seviyorum. Hele böyle ustaların filmleri olduğu zaman aşırı haz alıyorum. Filmde İstanbul, fotoğraf, müzik, şiir var. Yani özlem duyduğumuz, hayran olduğumuz herşey. Siyah beyaz oluşu ayrı bir güzellik katmış ayrıca. 

°°°°°°°
Haşmet bey (Sadri Alışık), kuşaklar boyu İstanbul'da yaşamış gün görmüş bir ailenin çocuğudur. Yıllar geçtikçe değişen çağa ve çevresine uyum sağlayamamış, çalışmayı da pek sevmediği için ailesinden kalan servetini peyderpey kaybetmiş, eskiden oturdukları yalının harap bahçesinde bir gecekonduya sığınmış, bildiği tek iş olan sokak fotoğrafçılığı yapmaktadır. Bir gün artist olmak için köyünden kaçan Ayşe (Ayla Algan) ile katılacağı yarışma için fotoğraf çektirirken tanışırlar. Bu yalnız ve saf kıza acıyan Haşmet onu gecekondusuna getirir ve sokakta kalmaktan kurtarır. Günler geçtikçe Haşmet bu saf ama iddialı kıza yakınlık duymaya başlar, ancak bu arada bir rastlantı sonucu Ayşe gerçekten ünlü bir şarkıcı oluverir ve Haşmet'ten kopar.

°°°°°°°
Filmde en sevdiğim karakter Haşmetti. Her şeyi ince düşünmesi ve nüktedan olmasını çok sevdim. Ayrıca arkadaşları ile ilişkilerinide sevdim. Sevgisi için prensiplerini bile aşan bir adam Haşmet nasıl sevilmesin? Ayşe ise insanın sinirini bozuyor. Saflığı ve geçmişi çok çabuk unutması insanı çileden çıkarıyor.

Usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın yönettiği film 1967 yılında İtalya'daki yapılmakta olan "Uluslararası Mizah Şenliği"kapsamında düzenlenen "10. Komik ve Mizahi Filmler" yarışmasında, jüri özel armağanı olan Gümüş Ağaç Ödülü'nü kazandı. Daha çok eğlenceli güldürülerin katıldığı bu yarışmada ödül alan Ah Güzel İstanbul'un bir kara komedi olması dikkatleri çekmişti.

Filmin verdiği mesajların her devre uygun olduğunu düşünüyorum. Çekildiği dönemin anlayışına göre normal karşılanacak şeyler olduğunu söylemeliyim. Ben şahsen feminizme yakın olmama rağmen görmezden geldim. Sırf Sadri Alışığın harika oyunculuğu görmek için izleyebilirsiniz. Çok beğendim. İnşallah sizlerde beğenirsiniz. Daha önce izlemiş olanlarında yorumlarını bekliyorum. 

devamını oku
PAYLAŞ:

12 Şub 2017

SÖZÜN NERESİ BU?



Selamünaleyküm efendim. Akşam şerifleriniz hayırlı olsun. Nasılsınız görüşmeyeli? Yoksa bu bir garip hemşirenizin yokluğu fark etmediniz mi? O zaman teessüf ederim. Zira ben sizleri çok özledim. Merak ettiniz diye kendimi inanırdım neyse ki. O yüzden nerelerde olduğumu açıklayacağım.  

Kediler doğum yaparken yada ölümünü hissettiği zaman sahibini terk edermiş. Bu dönem biraz kediler gibiydim açıkçası :)  hayır ilki değil ve hayır tabii ki öbür dünyadan yazmıyorum. Şöyle ki mutsuz olduğum zamanlar blogdan uzaklaşıyorum. İster istemez oluyor bu bilerek yapmıyorum. Ruh halim düzeltiği zaman şimdi olduğu gibi gerisin geriye dönüyorum. 

Bu iyi halin uzun ve hatta sonsuz sürmesini bende isterim. Ama görünen köy kılavuz istemez. Hayatımda belirli düzenlemeler yapmadan düzelmeyeceği belli. Bunlar için çabalamaya başladım. Psikiyatrımla konuştuk bu konuyu. Hayal kurmaya, hayat amacımı farketmeye ve kariyer planımı başlayacağım, belki bir miktar başlamış olabilirim. Şuan iş arıyorum mesela. Şans dileyin olur mu? Danışman hocamla konuştuk. Okul maalesef 1 dönem daha uzadı ki bunu biliyordum. Toplamda 5 yıl okumuş olacağım yani. Bu arada hocam değiştiğimi söyledi. Normalde gelip susar gidermişim. Şimdi daha rahat konuşuyorum buda çok hoşuna gitmiş. Mutlu oldum bunu duyduğuma :) 

İşte bende işler böyle gitti. Sizlerin hayatı nasıl gidiyor?Merakla bekliyorum yazın lütfen. Okuduklarım, izlediklerim ve yaşamımla bundan sonra yine buralardayım. Sağlıcakla kalın efendim... 

devamını oku
PAYLAŞ:

25 Oca 2017

MİM | ÇOCUKLUĞUMUZA DAİR

Merhaba efendim iyi akşamlar. Bu akşam nasılsınız bakalım Tatile girdiniz mi? Sıkılmamak için ne yapacaksınız? Bana da çıtlatırsanız sevinirim :) 

Şeyda hanımefendi bir hayli önceden bendenizi mimlemişti. Ancak elim klavyeme vardı kusura bakma olur mu Şeydam :) mim için çok teşekkür ediyorum kendisine ve cevaplamaya geçiyorum. 

1) Çocukluğunuzda en çok severek oynadığınız oyun neydi?
İtiraf ediyorum. Başarısız olunca mızmızlanan o çocuk benim. Bu yüzden sokakta oynanan oyunları pek sevmezdim. Kız kardeşim ile oynadığım evcilik oyunlarına ise bayılıyordum. Sayılır mı bilemiyorum birde yapbozlara bayılırdım. 

2)Çocukluğunuzda en çok hayal ettiğiniz şey neydi?
Garip gelebilir ama bilinmeyen yerlere yolculuk yapan bir kaşif-gezgin olmak isterdim. Bunda Dünyanın merkezine yolculuk adlı sınıf kitaplığından aldığım kitap ve doktor whonun o dönem türkçe dublajlı bir kaç bölümünü izlemiş olmamın etkisi çok çok büyük :) 

3)Klasik büyüyünce ne olurdunuz sorusuna cevabınız neydi?
Tek bir cevabım yoktu ki. Bir gün gezgin,bir başka gün avukat, ertesi gün doktor, bir sonraki gün bu sefer gazeteci. Hatta bir keresinde csı belgeseli gibi bir şey seyredip ben adli tıpçı olmak istiyorum demişliğim bile vardır :)  şuan geldiğim noktada ise okulu uzatmış mezun olunca ne yapacağını bilemeyen bir öğrenci duruyor :)) 

Bende yapmayan herkese paslıyorum :) çünkü ben hepinizi tek tek bulamam zira yapmayanlar çok az :) 
Hadi sağlıcakla kalın. Hayırlı akşamlar. 









devamını oku
PAYLAŞ:

23 Oca 2017

SADECE GİTSENİZ OLMAZ MI?

Bazı insanlar bazı insanların hayatından neden defolup gitmiyor anlamıyorum efendim. Birinin hayatının orta yerine pimi çekilmiş bomba bırakıp gitmek zorunda mısın sen? Mutsuz etmek zorunda mısın?  Bir elmanın iki yarısı kadar eşit yaratılmışken seni benden üstün yapan ne ey Allahın ablak suratlısı. Bir insanın gururu senin eften püften uğraşın değil anla artık! Neyse sakinim  Aslında değilim. Ama o insan müsveddesi burayı okumadığı ve bir türlü ondan kurtulamadığım için kendisinden hiç bir zaman sakinleşmeyeceğim. 

Yarın sınavım varken beni yine darmadağın eden herkese gün yüzü görmemiş laflarımı sıralıyorum içimden. İnşallah Allah karşılığını ödetir. Şuan bu yazıyı yazıyorum çünkü sinirliyim hem sinirimi atmalıyım, hem sinirliyken ne saçmalıyorum görmek istedim. Belki sizde tüm sinirleri bozan gıcık pislik insan müsveddelerine armağan ederseniz. 

Dua edin benim için olur mu? Ruhumu kemiren hayatımdaki tüm parazitlerden kurtulayım. 

İyi akşamlar 

devamını oku
PAYLAŞ:

16 Oca 2017

ŞEHRİ HAYAL


Sizin hiç yüzüne bakınca sadece masumiyeti gördüğünüz bir arkadaşınız oldu mu? Benim oldu. Bu yazıda adı umut olsun-zira henüz kendisinden izin almadım. Umut, yüreğinin güzelliği yüzüne vurmuş bir kız. Aklıda güzelliği kadar zirveye erişmiş bir kamil insan. Hayranı olduğu türk filmleri kadar zarif. 

Kitaplar sayesinde tanıştık onunla. Zaten hayatının her alanında mutlaka bir kitap bulunduruyor. Şehir şehir geziyor, bavuluna bir kitap birde umudunu koyuyor. Bu yüzden adını umut koydum zaten. 

Peki ben Umutu niye yazıyorum. Dün konuştuğumuzda İstanbul'a şehri hayal dediğini söyledi. Çok severmiş orayı. Bugün müzik arşivimden bir şiire denk geldim aklıma direk Umut geldi. O şiiri sizlerle de paylaşmak istedim. Tabii şiiri anlamlı kılan insanı da. 


Hayırlı akşamlar dilerim... 

devamını oku
PAYLAŞ: