17 Eyl 2017

Yalaza | Dizi Önerisi

10 yorum

49 yaşında, Taraklı doğumlu marangoz İbrahim Akartürk. Dört yetişkin kızını, afacan küçük oğlunu, bunamaya başlamış bir türlü ölmeyen babasını ve evin etrafında kasap kedileri gibi dolanan damat adaylarını saymazsak, pek bir sıkıntısı yok. Ta ki, hayatının o “en önemli gün”ü gelene kadar. Karısını kaybedeli 10 sene olan İbrahim, babasının ve ahalinin zoru ile, sevmediği bir kadına, Nalan’a talip olur. Ancak, hayatı yemek tenceresinden gören Nalan’ın ikram ettiği bir mantar, İbrahim’teki bir alerjik reaksiyonu tetikler, geçici bir felç durumu yaşar. Üstelik tam da o anda, Taraklı’ya henüz gelen Alev, arabasıyla İbrahim’e çarpar. Öldü sanılan İbrahim, tezcanlı hemşehrilerinin gazıyla musalla taşına konur. Bu, İbrahim’in öldüğü gündür! Ama aynı zamanda dirildiği gündür bu: çünkü Alev’i yıllar sonra ilk defa o gün görür. Hayatının aşkı, yaşamadığı her şeyi simgeleyen, yeni bir soluk, yeni duygular ve yaşamak için yeni bir sebep. İbrahim’in hayatı, bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Basit bir marangozdur, ama şimdi organik tarım yapan, laptopundan tarım borsasını izleyen bu şehirli kadına aşıktır. Dört yetişkin kızı, üç uçuk damat adayı, ikide bir karakollardan topladığı bunak babası, ele avuca sığmaz küçük oğlu ve peşini bir türlü bırakmayan Nalan. Taraklı’lı bu “Çağdaş Nasrettin Hoca”nın etrafında da çılgın bir topluluk var: Alman kahveci Helmut, Deli Kezban, Milliyetçi Fatih Weissmüller… Mafyacılık oynayan Oral Abi, yardımcısı İsmail… Postacı Asil… Kazıkçı arsa spekülatörü Yaşar… Falcı Nazmiye ve diğerleri… İbrahim’in başına gelen, “pişmiş tavuğun başına” gelmeyecek ve bu çılgın korodan, insanın kanını kaynatan bir ritm çıkacak: Yalaza!!

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Tanıtımlarını gördüğümden beri çok merak ettiğim bir diziydi Yalaza. Osman Sınav ve Hasan Kaçanın elinden çıktığından oldukça kaliteli bir yapım olduğunu tahmin ediyordum.Ki şahsen tahminim doğru çıktı. Sımsıcak bir hikaye. Halkın ta içinden bir hikayeden yararlanmışlar. Karakterlerin her biri karikatür gibi. 

Ben izleyince kalbi ısıtan dizileri çok seviyorum. Kendimi o dizide hayal edebiliyorsam müdavimi oluyorum. Öylede saçma bir insanım. İşte bu dizi bana bu hissi yaşattı. Ben oyuncular arasında hiç bir potluk görmedim. Özellikle çift olanları birbirine çok yakıştırdım. 

İlk bölüm için komedi tam kararındaydı. Cenaze sahnelerinde annem biraz etkilensede güldüğümüz kısımlar ağırlıktaydı:) 



Peki nedir bu yalaza?
TDK sözlüğüne göre yalaz=alev demek. Ancak buradaki yalazanın özel bir anlamı var.

Taraklı’da eskiden tüm köylüler bir araya gelir ve belirledikleri bir köylüye büyük bir organizasyon ile şaka hazırlarlarmış. Bu şaka her ne kadar şaka zede için komik olmasının yanı sıra korku dolu olsa da Taraklı köylüleri için eğlence anlamına gelmekteymiş.

Yalaza çoğunlukla eğlencelidir, güldürür; ama her zaman değil. Kabahati olanların cezası yalazayla kesilir ve uyarılması gerekenlere ince ayar yine yalazayla verilirmiş.

Benim yorumum şimdilik böyle :) sizlerinde yorumlarınızı bekliyorum. Sağlıcakla kalın.
Aslıhan 

Devamını Oku>

16 Eyl 2017

16.09.2017 | Y çocukları Z çocuklarına Karşı

6 yorum

Ben çocukken okul başlangıçları bu kadar heyecan verici değildi. Bazı içerik oluşturan arkadaşlarda göründüğü gibi okula dönüş alışverişleri de pek nadirdi. Misal onlarda olduğu gibi bir kalemlik ve suluk her yıl değişmezdi. Büyük bir kırtasiye kutumuz vardı. İçinde önceki yıllardan kalan ve kuzenlerimin verdiği malzemeler vardı. Annem verilen liste ile hem bana hem sırığa okula dönüş alışverişi yapmış olurdu. Liste tamamlanmazsa kırtasiyeye gidilirdi.

Azıcık yüz assak kıymetini bilmediğimizden bahsedilir. Annemin bir kalemle birden fazla kardeşle ödev yapışı, babamın amcamın gömleğinden okul gömleği yapılması anlatılır. Bütün duygular sonuna kadar sömürülürdü. Fakirde değiliz ha. Ama yaşları 30-35. Çok çalışmışlar, zor kazanmışlar. Değer kıymet öğretecekler bize.

Şimdi kardeşlerime her yıl yeni listeye göre eşya  alıyoruz. En az 3 sağlam kalemlik var. O yıl hangi çizgi film modaysa onun kahramanı var üzerinde. Bize kutudan seçtiren gözünü sevdiğimin ebeveyni ses çıkarmıyor niye?

Yaş gelmiş 45-50 ye. Kalpleri yumuşadı. Onların için kazandık zaten diyorlar.  Çocuklar gelmiş 10-13e. Herkesten herşeyi görüyorlar durdurmak mümkün mü?

Ben söyleyeyim değil!!! Olan bana, sırık kardeşime ve siz değerli jenerasyonumuza oldu.

Sağlıcakla kalın.
Aslıhan.

Devamını Oku>

9 Eyl 2017

8.9.2017 | Bomboş Bir Gün

6 yorum

"Acıyı hatırlatan elinde kalan ip midir, uçup giden balon mu?" 

°°°°°°°

Bütün gün sözlükler, sosyal medya, internet siteleri arasında gezip durdum. Tam bir modern zaman kaldırım mühendisi sayıyorum kendimi.

Sonra akşam üzeri birden bire gelen temizlik aşkıyla odamı temizleyiverdim. Etrafımı temiz görmeyi çok seviyorum. Ama temizlik yapmaya üşeniyorum.

Tam  bir vakit kaybı günüydü. Ama ne yapayım? İş yok, para yok, okul başlamadı. Dolayısı ile tüm günümü iki paragrafa sığdırdım.

Siz neler yapıyorsunuz? Haftasonu geldi nihayet, neler yapacaksınız? Yazın lütfen.

Sağlıcakla kalın.
Aslıhan. 

Devamını Oku>

7 Eyl 2017

7.9.2017 | Gözlüklü Şirin

10 yorum

Bugün göz muayenesi oldum. Derecem az bir miktar yükselmiş maalesef. Kısa bir süre sonra ücretsiz gözlük hakkım yenilecek dolayısıyla yenisini almak için onu bekleyeceğim. Eğer bilmiyorsanız açıklayayım  optik gözlük kullanacaksınız Devlet size bir yakın bir uzak gözlüğü olmak üzere 2 adet çerçeve ve camı ücretsiz veriyor. Süresi 3 yıl okuyor bu gözlüklerin.

Hala iş arıyorum. Zira tatil boyunca bulamadım ve kredim haziranda kesildi. Biraz zorlanacağım kesin ancak, mezun olunca tam ortada kalacağımdan şimdiki halime bin şükür.

Tatilde iyice artırdığım sigarayı bıraktım. Zira dişlerimin sarı olmasından nefret ediyorum. Çünkü bir insanda ilk gözüme takılan kısım dişleri. Dolayısıyla kendi dişlerime de takılıyorum. Gerçi kemik rengim tam beyaz değil. Yani ne yaparsam yapayım durum pek değişmiyor.

Şu sıralar Gülse Birsele çok pis takmış durumdayım. Yazlık adlı kitabı yüzünden aslında bu takıntı. Dobra dobra yazıyor ya ondan. Heyt be Gülse ablama bak diyesim geliyor bazen.

Gülse demişken Hürriyet Gazetesi, Hürriyet Gazetesi demişken Melis Alphan ve son dönemde gündemde olan ensest ilişki iddiaları geliyor aklıma. Tam olarak resmi olmayan rakamlara göre Türkiye'de %40 ensest ilişki yaşanıyor-muş. Bunların büyük bir kısmı gönülsüz yani istismar. Bu duruma bir çözüm bulunmalı. Zira Türkiye gerçekten tehlikeli bir ülke oldu artık.

Benim günüm ve günde aklımdan geçenler böyleydi. Sizler neler yapıyorsunuz? Ne düşünüyorsunuz? Bilmek istiyorum. Yazın lütfen.

Sağlıcakla kalın.
Aslıhan 

Devamını Oku>